Uluslararasi Kriz Grubundan AB üyeligimiz için Kara Tablo!..
8.01.2009
Uluslararası Kriz Grubundan AB üyeliğimiz İçin Kara Tablo!.. Avrupa Birliği ( AB ) üyeliğimiz için 2009 kritik bir yol olacak. ABD ve diğer bazı Batılı ülkeler tarafından desteklenen Uluslararası Kriz Grubunun yaptığı son kamuoyu araştırmasından alınan sonuç bunu gösteriyor. Araştırmaya göre, 2009 yılında ya bu badire atlatılacak ya da katılım müzâkerelerinin sonu gelecek. Araştırma hem AB hükümetlerinde hem de Ankara hükümetinde müzâkerelerin iyi sonuçlanması hususunda bir gayret gözlenmediğini ortaya koyuyor. Hâlihazırdaki senaryoya göre, yeni bir müzâkere başlığı açılmadığı taktirde önümüzdeki yılın Ekim ayında her şey tamamen duracak. Avusturya’da yayınlanan liberal die Presse gazetesinde Wolfgang Böhm imzasıyla yayınlanan bir maklede de bu konuya geniş yer verildi. Makalede; „ Geçen Cuma günü Brüksel'de Türkiye ile yeni bir müzâkere başlığı açılması hususunda görüşmeler yapılmıştı. Sermayenin serbest dolaşımı ve medya başlıkları açılıyor. Ancak, toplam 35 konu başlığından çoğu kapalı kalmaya devam ediyor. Türkiye'nin deniz ve hava limanlarını Kıbrıs Cumhuriyeti'ne açmaya yanaşmaması nedeniyle sekiz başlık 2006 yılından bu yana zaten dondurulmuş durumda. Geçtiğimiz yıl da Fransa yeni başlığın açılmasına engel oldu. Kıbrıs'ın başka altı başlığın açılmasını bloke etmesi de muhtemel. Hem Türk müzâkereciler hem de AB tarafı Kıbrıs konusuna bir çözüm getirilmeden çıkış yolu bulunamayacağını biliyor.“ Denildi. Kriz Grubunun araştırmasına göre, Kıbrıs sorununa çözüm bulunamaması ve Türkiye'de reformların sürüncemede kalması bu konuda etkin rol oynadığını yazan gazete. „ Türkiye bugüne kadar kendi hazırladığı 119 uyum yasasının yalnızca altıda birini gerçekleştirebilmiş durumda. Uzun süre önce verilmiş olan, anayasada demokratik reform sözü de hayata geçirilmiş değil.“ Diye yazdı. Die Presse’de yer alan makalenin özeti şöyle; „ Araştırma, katılım müzâkerelerinin gerçekten başarısızlıkla sonuçlanması durumunda her iki taraf için ortaya çıkabilecek tehlikelere değiniyor ve Türkiye'de reformların duracağına, Kürt halkı ile anlaşmazlığın alevleneceğine, iç politikada kutuplaşmaların meydana gelebileceğine ve bugüne kadarki ekonomik başarının gözle görülür biçimde azalacağına işaret ediyor. Buna karşılık AB de gelecek vadeden bir pazarı kazanma şansını yitirecek, Kıbrıs sorununa çözüm şansı da tamamen azalacak, ayrıca Avrupa hükümetleri Orta Doğu krizinde yapıcı bir ortağı da kaybedecek. Kriz Grubu uzmanları tamamen dramatik bir tablo çiziyor. Buna göre, Türkiye önemli uluslararası sıralamada son zamanlarda altlara düşmüş durumda. Dünya Bankasının ekonomik dinamizm sıralamasında 59. durumda bulunuyor. Uluslararası Şeffaflık Örgütü Yolsuzluk Algılama Endeksinde Türkiye ulusal yolsuzluklar konusunda sadece 64. sıraya gelebildi. Sınır tanımayan gazeteciler kuruluşu Türkiye'yi basın özgürlüğü konusunda ancak 101. sıraya koyabildi. Ancak araştırmada askerlerin siyasi nüfuzu da eleştiri konusu ediliyor. Sivil güç ile askeri gücün kesin çizgilerle birbirinden hâlâ ayrılmadığına vurgu yapılıyor. Bunun dışında iç politik durum da sorunlu. Güvenlik güçleri hâlâ insan haklarını ihlâl eden davranışlar sergiliyor. Basın ve ifade özgürlüğü hâlâ kısıtlı bulunuyor. Ancak katılım müzâkerelerinde ortaya çıkan kriz konusunda yalnızca Türkiye kabahatli gösterilmiyor. Bundan AB'nin de sorumlu olduğu belirtiliyor. Zira Fransa ve Almanya'nın uyguladığı politikalarının Türkiye ile müzâkereleri bloke etmenin de ötesine gittiği, bazı ülkelerin tam üyelik amacını kabul etme yerine Türkiye'nin önüne sürekli engel çıkarmaya devam ettikleri belirtiliyor. Bu dış faktörlerin de Türkiye'de reform konusundaki istek ve arzuyu frenlediğine, ayrıca AB üyesi ülkelerin Kıbrıs sorununa çözüm getirilmesinde yeterli katkı sağlamayı ihmâl ettiklerine vurgu yapılıyor.“ İHSAN EKİCİ VİYANA 2008-12-26
Geschrieben von merhabaajans um 16:17 | in:
Link | Weiterleiten | Kommentare (0)